Tarım ve hayvancılık politikalarımız; ülkemizin toprak ve meralarının en verimli şekilde kullanılmasını, üretimin teşvik edilmesini, hem üreticilerimizin hem de tüketicilerin hukukunun korunacağı adil bir sistem oluşturulmasını ve Türkiye’nin hem yeniden tarımsal anlamda kendine yetebilen, hem de tarımsal ürünleri önemli bir ihraç kalemi olan bir ülke haline gelmesini hedeflemektedir. Ülkemizde üretilen veya ithal edilerek vatandaşlarımızın tüketimine sunulan gıda ürünlerinin tamamının sağlıklı ve güvenilir olması ise, gıda politikalarımızın en önemli amacıdır.

Bu amaçlar doğrultusunda aşağıdaki politikalar uygulanacaktır;

 
  • Atatürk’ün ifade ettiği “Köylü milletin efendisidir” anlayışı, kitle iletişim araçlarıyla tekrar zihinlere yerleştirilecek ve çiftçiliğin saygın bir meslek olduğu algısı tekrar oluşturulacaktır.
  • Türkiye genelini kapsayan bir “Kırsal Kalkınma Planı” hazırlanacaktır. Bu plan çerçevesinde; şehirlerdeki tüm imkânlar, köylerimize veya köylerimizden rahatlıkla ulaşılabilecek şekilde yaygınlaştırılacak ve köylerdeki altyapılar ile köy yolları iyileştirilecektir. Yolu asfaltsız olan, elektriği, suyu, telefonu ve interneti olmayan köy kalmayacaktır. Cep telefonu operatörlerinin kırsal bölgelerin tamamını kapsaması için, tüm operatörler için ortak altyapılar ivedilikle oluşturulacaktır.
  • Her köyden kolaylıkla ulaşım sağlanabilecek şekilde ilk ve ortaöğretim kurumları, sağlık kurumları, kültür merkezleri ve pazarlar kurulacak. Köyler arası ticareti ve toplu ulaşımı kolaylaştırmak için yerel yönetimler aracılığıyla uygun saat aralıklarıyla servis (ring) sistemi oluşturulacaktır.
  • Köylere tarım ve hayvancılık sektörleri başta olmak üzere, uygun sektörlerde fabrikalar ve işletmeler açılması teşvik edilecektir.
  • “Köyüme Dönüyorum, Toprağıma Sahip Çıkıyorum” kampanyası ile 2019 yılı başı itibariyle şehirlerde ikamet eden ve 5 büyükbaş veya 25 küçükbaş hayvan alıp besleme vaadiyle köylerine dönenlere, en az 5 yıl boyunca köylerinde ikamet etmeleri şartıyla (bir defaya mahsus) ailedeki kişi başına 10 bin TL geri ödemesiz hibe verilecektir. Hibeden yararlananların şartları yerine getirip getirmedikleri sıkı bir şekilde denetlenecek, vaatlerini yerine getirmeyen aile reislerine hem para, hem de hapis cezası verilecektir. Böylece hem başta büyükşehirler olmak üzere kentlerin rahatlaması, hem de tarım ve hayvancılığın gelişmesi sağlanacaktır.
  • Tarımsal arazilerin tam kapasite kullanılması için tedbirler alınacaktır. Bu kapsamda atıl tutulan araziler için “Boş Tutma Bedeli” adında dönüm başına hesaplanacak caydırıcı bir ücret getirilecek ve atıl arazilerin üretim yapacak çiftçilere kiralanması veya satılması teşvik edilecektir. Ayrıca arazi bankacılığı sistemi kurulacak, sözleşmeli üretim ve arazi kiralaması uygulaması yaygınlaştırılacak ve böylece tarımda yaşanan ölçek sorununa çözüm üretilmeye çalışılacaktır.
  • Çiftçilerin örgütlenmesi kolaylaştırılacak ve teşvik edilecektir. Teşvik edilen çiftçi örgütlenmeleri sayesinde hem tarımda ölçek sorununa çözüm üretilecek, hem de aracılar yüzünden tarladan pazara ürünlerin fiyatlarının aşırı yükselmesi önlenecek ve hem tüketici, hem de üretici korunacaktır.
  • İyi tarım uygulamaları hakkında çiftçilerimize yönelik uygulamalı eğitimler düzenlenecek ve bu eğitimler tüm köylerimizde belirli sıklıkta tekrarlanacaktır. Ayrıca her köyümüz için sorumlu ziraat mühendisleri ve veterinerler, ilçe tarım müdürlüklerinde görevlendirilecektir. Böylece üniversitelerimiz ve devlet kurumlarımız ile çiftçilerimiz arasında sağlıklı bir etkileşim sağlanacak ve çiftçilerimizin en son bilimsel gelişmeler ile iyi uygulama örneklerinden haberdar olmaları sağlanacaktır.
  • Mevcut meraların korunması, ıslahı, kullanılması ve gerekiyorsa yeni mera alanlarının açılması için gerekli adımlar derhal atılacaktır.
  • Yem fiyatlarının ucuzlaması için yem üretimi desteklenecek, özel sektörün yetersiz kaldığı durumlarda devlet, ihtiyaç duyulan ekstra yem üretimini kurumları aracılığıyla kendisi sağlayacaktır. Yem fiyatları makul seviyeye inene kadar küçük ve orta ölçekli üreticiler ve işletmeler için sübvansiyon sağlanacaktır.
  • Gıda üreticilerimiz için üretim yapılan iller ve bölgeler bazında TMO kanalıyla büyük gıda depoları kurulacak ve lisanslı depoculuk kapasitesi artırılacaktır.
  • Yerli tohum üretimi teşvik edilecek, yeterli yerli tohum üretimi sağlandığında yurtdışından tohum ithali yasaklanacaktır.
  • GDO’lu gıda üretilmemesi ve ithal edilmemesi için denetimler sıkılaştırılacak, gıda firmaları daha çok denetlenecek, merdiven altı gıda üretimleri engellenecek ve hiç kimsenin vatandaşımızın sağlığıyla oynamasına izin verilmeyecektir.
  • Gıda üretiminde kullanılan katkı maddeleri, sağlığa etkileri açısından titiz bir şekilde yeniden değerlendirmeye tabi tutulacak ve sağlığa zararlı oldukları tespit edilen katkı maddelerinin kullanımı yasaklanacaktır.
  • Sebze ve meyve üretimi esnasında denetimsiz kimyasal ilaç kullanılmasını engelleyici tedbirler alınacak ve çiftçilerimiz kimyasal ilaçların zararları konusunda bilinçlendirilecek.
  • Fındık, çay, buğday, pamuk, pancar vb. ürünlerde üreticilerimizin yabancı ve yerli tüccarlara ezdirilmeyeceği ve emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir fiyat mekanizması oluşturulacaktır.
  • Halen fındık dikili alanların tamamında fındık üretimine izin verilecek ve alan bazlı destek yerine fındık bahçelerinin gençleştirilmesi, bakımı ve verimin artırılması için gerçek üreticilere destek verilecektir. Ayrıca fındık kurutma tesisleri yaygınlaştırılacak ve uygun bölgelerde Fındık İhtisas Borsası kurulacaktır.
  • Türkiye’de nişasta bazlı şeker (NBŞ) kullanımı yasaklanacak, yurtiçi tüm şeker kotası pancar şekerine tahsis edilecektir. Böylece çiftçilerimize daha fazla pancar ekim imkânı sağlanacaktır. Özelleştirilen şeker fabrikaları işletilmediği takdirde, tekrar devletleştirilerek üretime devam edilecektir. Ülkemizde NBŞ üretimine yönelik fabrikalar, sadece ihracata yönelik olmak kaydıyla faaliyetlerine devam edebileceklerdir.
  • Farklı bahanelerle canlı hayvan ve et ithalatına kesinlikle izin verilmeyecek, üreticilerimiz korunacaktır.
  • Tarım ve hayvancılık ürünleri için devletçe sağlanacak destek miktarlarına ve bu desteklerin hangi tarihlerde ödeneceğine ilişkin yıllık planlamalar yapılacak ve bu planlar ilgili yılın başlamasından 6 ay öncesinde kamuoyuna duyurularak üreticilerin bu desteklere göre planlama yapmaları sağlanacaktır.
  • Tarımsal destekler, arazi sahiplerine değil, kiralık arazilerde de olsa ekim ve üretim yapan gerçek çiftçilere yapılacaktır.
  • Tarımsal desteklerin hangi üreticilere ne miktarda verildiğine ve bu desteklerin etkilerine ilişkin ilgili yılın bitiminden itibaren 6 ay içinde etki analizleri hazırlanacak ve bu analizler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Ayrıca destekler sıkı denetime tabi tutulacak; saha denetimleri, uydudan kontroller ve Sulama Birlikleri ile Kooperatiflerinden yapılacak çapraz sorgulamalar da dâhil olmak üzere her türlü uygun yöntemi içerecek denetim mekanizmaları kurulacak ve yolsuzlukların önüne geçilecektir.
  • Tarım ve hayvancılık işletmelerinin elektrik fiyatları, organize sanayi bölgeleri için belirlenen düşük fiyatlardan sağlanacak ve böylece tarımsal işletme maliyetlerinde önemli bir düşüş sağlanacaktır.
  • Köylerde temiz enerji kapsamında rüzgâr, güneş ve biyokütle enerji tesisleri kurulumu ile ucuz elektrik enerjisi üretimi sağlanacak ve üretilen enerji, köylülerin hizmetine sunulacaktır.
  • Tarım ve hayvancılık için gerekli girdilerin piyasası ile fiyatları, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak bir birim tarafından düzenlenip denetlenecektir. Böylece bu girdiler üzerinden fahiş kar elde edilmesi ve fiyat dalgalanması engellenerek çiftçilerimiz korunacaktır.
  • Tarımsal ve hayvansal üretim yapan üreticiler ile onların ürünlerini alan firmalar ve tüccarlar arasında yaşanan veya yaşanabilecek hukuksal sorunlara karşı üreticileri koruyacak tedbirler alınacaktır. Üreticilere hukuki statüler sağlanacak ve üreticileri koruyacak mevzuat hazırlanacaktır. Halen geçerli olan mevzuat, üreticileri koruyacak şekilde güncellenecektir.
  • Domuz, kasaplık hayvanlar listesinden çıkarılacaktır. Türkiye’de domuz eti üretimi yasaklanacak ve domuz eti ile domuz katkılı ürünlerin ithalatı ve satışı, katı kurallara bağlanacaktır. Böylece hem küçük ve büyük baş hayvan yetiştiricilerimiz için daha geniş bir pazar oluşturulacak, hem de helal et hassasiyeti olan vatandaşlarımız için güvenli gıda ortamı sağlanacaktır.
  • Hayvan kesim standartlarına, İslami usullere göre kesim zorunluluğu eklenecek ve tüm gıda üretim safhaları gibi, hayvan kesim safhaları da sağlıklı ve güvenilir taze et üretiminin sağlanması için sıkı bir denetime tabi tutulacaktır.
Foto Galeri